Reklam
Tarih : 2026-05-08 10:24:09

Securitas Technology Türkiye, 2026’nın teknoloji trendlerini paylaştı

Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem: Öngören, öğrenen ve yöneten sistemler Securitas Technology’nin paylaştığı 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu, güvenlik teknolojilerinde yeni dönemin trendlerini ortaya koydu. Yapay zekâ,bulut çözümler ve akıllı sensör sistemleri sayesinde güvenlik operasyonları artıkyalnızca tehditlerle mücadele eden yapılardan çıkarak; riskleri öngören, veriyle öğrenen ve stratejik karar süreçlerini destekleyen entegre sistemlere dönüşüyor.

Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.

Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Hüseyin Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.

Hüseyin Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.

Güvenlik, stratejik değer yaratan bir unsura dönüştü

Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.

Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi

Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.

Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.

Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.

Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.

Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.

Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.

Bulut tabanlı sistemler yaygınlaşıyor

Güvenlik teknolojilerinde öne çıkan bir diğer dönüşüm alanı ise bulut tabanlı çözümler. Kurumlar artık daha esnek, merkezi ve ölçeklenebilir altyapılar kurmak için bulut teknolojilerine yöneliyor. Bulut sistemleri; hızlı kurulum, kolay bakım ve uzaktan erişim gibi avantajlar sayesinde şirketlerin operasyonel süreçlerini sadeleştiriyor. Farklı lokasyonlardaki tesislerin tek merkezden yönetilebilmesi, özellikle çok sahalı operasyonlarda önemli bir verimlilik avantajı sağlıyor.

Video izleme sistemleri, geçiş kontrol çözümleri; bugün en yaygın kullanılan bulut tabanlı güvenlik uygulamaları arasında yer alıyor. Rapora göre kuruluşların yüzde 18’i halihazırda tamamen bulut sistemlerine geçmiş durumda bulunurken, yüzde 34’ü önümüzdeki beş yıl içinde bu dönüşümü tamamlamayı planlıyor.

Bulut teknolojilerinin sunduğu bir diğer önemli avantaj ise veri güvenliği. Yedekli depolama yapıları sayesinde sistemler; siber saldırılar, donanım arızaları veya fiziksel afetler karşısında daha dayanıklı hale geliyor. Aynı zamanda yerel depolama maliyetlerini azaltarak şirketlere daha esnek bir yapı sunuyor.

Sensör teknolojileri güvenlik anlayışını genişletiyor

Gelişmiş sensör teknolojileri de güvenlik sistemlerinin kapsamını genişleten en önemli alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Yeni nesil sensörler artık yalnızca hareket algılamıyor; sıcaklık, nem, hava kalitesi, duman ve gürültü gibi birçok çevresel veriyi eş zamanlı analiz edebiliyor. Yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle entegre çalışan bu sensörler, güvenlik sistemlerini daha akıllı ve daha bütüncül hale getiriyor. Özellikle yanlış alarm oranlarının azaltılması ve gerçek tehditlerin daha doğru analiz edilmesi konusunda önemli avantajlar sunuyor. Akıllı sensör sistemleri sayesinde güvenlik yapıları artık yalnızca olayları kaydeden pasif çözümler olmaktan çıkıyor; durumsal farkındalık oluşturan ve veri üreten aktif yapılara dönüşüyor.

Bu dönüşüm sadece fiziksel güvenlik alanıyla sınırlı kalmıyor. Sensörlerden elde edilen veriler; enerji yönetimi, çevresel sürdürülebilirlik, bina verimliliği ve çalışan konforu gibi alanlarda da kurumlara stratejik katkı sağlıyor.

Araştırma, kurumların büyük bölümünün önümüzdeki dönemde sensör entegrasyonlarını artırmayı planladığını gösteriyor.

Güvenlik yatırımlarında yeni öncelikler

Küresel ölçekte yaşanan ekonomik, teknolojik ve jeopolitik belirsizlikler, şirketlerin güvenlik yatırımlarına yaklaşımını da değiştiriyor. Öne çıkan önceliklerden biri, krizlere daha hazırlıklı olmak. Çalışan güvenliği, acil durum yönetimi, risk istihbaratı ve kriz iletişimi gibi alanlar kurumların yatırım gündeminde daha üst sıralarda yer alıyor.

Bir diğer önemli başlık ise proaktif olay yönetimi. Şirketler; alarm yönetim sistemleri, farklı veri kaynaklarının entegre edildiği platformlar ve yapay zekâ destekli sanal güvenlik çözümleri gibi teknolojilere yöneliyor. Aynı zamanda güvenlik sistemlerinden yalnızca koruma değil, iş değeri üretmesi de bekleniyor. Güvenlik altyapılarının iş süreçleriyle entegre edilmesi; çalışan deneyiminden müşteri memnuniyetine, operasyonel verimlilikten sürdürülebilirlik hedeflerine kadar birçok alanda kurumlara yeni fırsatlar sunuyor. Tüm bu gelişmeler, güvenlik teknolojilerinin geleceğinde daha bağlantılı, daha akıllı ve daha öngörülü sistemlerin belirleyici olacağını ortaya koyuyor.

Deneyim Merkezi ile teknolojiler yerinde deneyimlendi

Etkinlik kapsamında basın mensupları, Securitas Technology Deneyim Merkezi’ni ziyaret ederek raporda bahsedilen teknolojileri deneyimleme fırsatı buldu. Ziyaretçiler, güvenlik çözümlerinin operasyonel verimlilik ve iş sürekliliğine nasıl katkı sağladığını uygulamalı olarak gözlemledi.

Securitas Technology hakkında

Securitas Global, 345 bin çalışanı ile 47 ülkede faaliyet gösteren dünya lideri teknolojilere ve uzmanlığa sahip güvenlik çözümleri iş ortağıdır. ​1934 yılında kurulan bu köklü şirketin Merkezi İsveçtir. Securitas Technology, Securitas Global’in tüm dünyada güvenlik teknolojileri sunan şirketidir.​

Securitas Technology Türkiye (önceki adı ile Sensormatic), 12 farklı sektörde ihtiyaca özel tasarladığı marka bağımsız çözümlerle öne çıkan güvenlik teknolojileri ve iş zekası çözümleri entegratörüdür. 1994 yılından beri sektör lideri olarak hizmet verir. 250’ye yakın uzman çalışanı ve Türkiye’de 13 farklı şehirde bulunan teknik ekibiyle Perakende, Bankacılık-Finans, Ticari-Endüstriyel tesisler, Havacılık, Kamu-Adalet, Enerji, Eğitim, Turizm ve Otelcilik, Sağlık, Spor, Ulaştırma ve Lojistik ve Veri Merkezi alanlarına güvenlik ve operasyonel verimlilik sağlayan teknolojik çözümler sunar.

Securitas Technology Türkiye, güvenlik ve iş zekâsı kategorilerinde çözüm sunar. Güvenlik teknolojileri kategorisinde video izleme, geçiş kontrol, yangın algılama, seslendirme-anons, hırsız ihbar ve elektronik ürün takip çözümleri bulunur. İş zekâsı kategorisinde personel devam takip sistemleri, RFID demirbaş ve envanter yönetimi, gerçek zamanlı lokasyon belirleme, trafik analizi, elektronik fiyat etiketi ve kayıp önleme yönetimi çözümleri yer alır.                                                                                              

 

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 istatistikhaber.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.